Ana içeriğe atla

Kayıtlar

pansiyon etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Taraklı Yollarında

"Taraklı'ya gidelim!" dedi bir arkadaşımız, Bolu taraflarında gezinirken, Mudurnu, Göynük, Çubuk Gölü, Sünnet Gölü derken. "Taraklı da neresi?" diye sorduk o tarihte. Yolu tarif etti, düştük Taraklı yollarına, karlı Bolu Dağlarından ve ormanlarından...

Oğlumla Datça'da

“Palamutbükü’ne gidelim” dedi oğlum. “İyi de nerede kalınır peki?” dedim. Pansiyon araştırdım ama pek matah bir yer bulamadım. Çoğu Palamutbükü ahalisinin işlettiği, internete bakıldığında haklarında türlü şikayetler olan müesseseler. Velhasıl ucuz, temiz, nezih, samimi ve mütevazı bir yer bulamadım. Oğluma “neden Datça’da kalmıyoruz, istediğinde gidip Palamutbükünde doyana kadar yüzersin” dedim. “Uyar” dedi.

Datça yarımadasında bir keşif: Orhaniye Köyü

Datça Yarımadasının güneyinde, Hisarönü Körfezinde, Marmaris'in hemen güney batısında saklı bir cennet Orhaniye Köyü... Herşey “Aga sen artık bizim muhabirimizsin, git Orhaniye’ye resim çek, yazı yaz, orayı bize tanıt, bana bak para mara da yok haaa!” talimatı ile başladı. Talimatı kim mi verdi? Anne tarafımdan bir hısım diyelim . Çaresiz kabul ettik lakin ben ne yazacağım, Elif Şafak ya da Orhan Pamuk değilim ki ne yazsam okunsun. Üstelik bu satırların yazarı; hem üniversite öncesi hem üniversite yıllarında kompozisyon derslerinde hocalarının hışmına uğramış “Sende zerre kadar kurgu mefhumu yok, ne anlattığını, niyetini anlamak imkansız!” övgülerine mazhar olmuş biri. Gerçi muharrirliğe ilgi duymuşluğum var ama müktesebat uygun değil. Fotoğrafçılığımı da varın siz düşünün artık. Ezcümle sevgili okur bu girizgah hiç de umut verici değil.