Ana içeriğe atla

Kayıtlar

seyahat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Leylekler gelirken...

Her gün bir yerden göçmek ne iyi Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş. Her gün bir yere konmak ne güzel, Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş. Dün de beraber gitti cancağızım, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Ne kadar söz varsa düne ait, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Mevlana Celaleddin Rumi

Samsam Gölü: Konya Ovasında Çölleşme

Konya ovasında kuraklık! Kuru Samsam Gölü (çölü), Kulu. Rivayet olunur ki burada bir zamanlar flamingolar konar göçermiş...

Kuraklık

" Son ağaç da kuruduğunda, son nehir de zehirlendiğinde, son balık da yakalandığında, paranın yenmeyeceğini anlayacaksınız! " demiş yüzyıllar önce Kuzey Amerika yerlisi bilge şef...

Çiğdemlerin Bahar Sevinci

Her bahar dağlarda karların erimesiyle birlikte çağlayanlar çağlar, dereler şırıldar, kuşlar cıvıldar, sarı ve mor çiğdemler tarlaları kaplar çığlık çığlığa renkleriyle doğaya ve bahara şarkılar söylerler hep birlikte... İşte Bolu Dağlarında baharın ilk sevinci eflatun ve mor çiğdemler...

Çanakkale Şehitliklerinde...

Fotoğraf: Çanakkale, Kesikdere mevkii, 57. Alay Şehitliğinin hemen yanında 64. Alay Şehitliği. Mustafa Kemal askerlerini dinlenmeleri için geride bırakmıştı. Anzak ilerleyişini izleyebilmek için Conkbayır’ına doğru yanındaki birkaç kişiyle ilerlerken geri çekilen bir bölük askerle karşılaştı. Bu düşman çıkarmasını gözetlemek için gönderilmiş bir ileri karakol birliğiydi. Üç saattir düşmana karşı koyan tek kuvvetti. Mustafa Kemal geri çekilen askerlere "Düşmandan kaçılmaz." dedi. Erler "Cephanemiz kalmadı." diye itiraz edince "Süngüleriniz var ya... Süngü tak, yat!" emrini verdi.

Asteriks, Loreena McKennitt, Enya ve Yozgat

Sabahın erken saatinde tur otobüsünü bekliyorum. Durağa gelen bir kaç hanım "Yozgat'a mı gideceksiniz?" diye soruyor. "Evet" diye cevaplıyorum. İçlerinden birisi "Napacaksınız Yozgat'ta, işiniz mi yok?" diye soruyor. "Siz niye gidiyorsunuz?" diyorum. "Ben Yozgat'lıyım" diyor. Doğrusu bu durum Yozgat hakkındaki genel kanıyı özetliyor. Oysa ben size: "Enya, Loreena McKennitt ve Asteriks aslen Yozgat'lıdır" desem ne derdiniz?

Kubadabad Sarayı

Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad'ın veziri Sadeddin Köpek tarafından yazlık saray olarak yapılmış Kubadabad Sarayı Külliyesi, günümüze ulaşabilmiş tek Anadolu Selçuklu saray yapısıdır. (1220-1236).

Anadolu'nun Kapılarını Açan Sekiz Kahraman

Anadolu'nun kapılarını açan sekiz Selçuklu Sultanı! Sultan Mesud I, Kılıçarslan II, Rükneddin Süleyman II, Gıyaseddin Keyhüsrev I, Alaeddin Keykubat I, Gıyaseddin Keyhüsrev II, Kılıçarslan IV, Gıyaseddin Keyhüsrev III... Ya sekizi birden güpegündüz, şehrin merkezinde bir yerde karşınıza çıksa? İşte bize olan da tam olarak buydu...

Kastamonu Kasaba Köyü Camii

Kastamonu Kasaba Köyü'nden Kırım'ın fethine, Sultan Alaaddin ve Anadolu Beyliklerinin bilinmeyen tarihinin öyküsü. Kastamonu'da uğradığımız Kasaba Köyü bizi Anadolu'dan Karadeniz'e, Ukrayna'ya ve Rusya'ya, günümüzden Sultan Alaaddin devrine bir zaman yolculuğuna çıkardı...

Ne Mars, ne de Venüs, burası Dünya ...

Sanki Mars, Venüs ya da dünya dışı başka bir gezegenden görüntüler gibi görünen erozyon ve çölleşme bölgesi... Ama hayır burası dünya... Hem de Türkiye... Hem de Ankara... Hem de ne gariptir ki Nallıhan, Davutoğlan Kuş Cennetinin hemen yanı başı... Yeşilini bakır oksitten, kırmızısını demir oksitten alıyor... Yaşayan dünyamızın öyküsü... Mars? Venus? or Earth? , originally uploaded by voyageAnatolia .

Ol

Güneş gibi ol şefkatte, merhamette. Gece gibi ol ayıpları örtmekte. Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte. Ölü gibi ol öfkede, asabiyette. Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette. Ya olduğun gibi görün, Ya göründüğün gibi ol. Mevlana Celaleddin Rumi Fotoğraf: Gece, Yeşil Türbe, Konya

Taraklı Yollarında

"Taraklı'ya gidelim!" dedi bir arkadaşımız, Bolu taraflarında gezinirken, Mudurnu, Göynük, Çubuk Gölü, Sünnet Gölü derken. "Taraklı da neresi?" diye sorduk o tarihte. Yolu tarif etti, düştük Taraklı yollarına, karlı Bolu Dağlarından ve ormanlarından...

Beynam Köyü ve Atatürk'ün Ankara Yolculuğu

Atatürk'ün Ankara'ya geliş tarihi olan 27 Aralık günü ve Ankara Beynam Köyünün, Türkiye'nin Kurtuluş yazgısında pek de bilinmeyen bir önemi ve öyküsü var. 19 Mayıs 1919’ta Samsun’a çıktıktan sonra Mustafa Kemal Paşa 18 Aralık 1919’da Sivas’a oradan da karlı bir havada eski ve körüklü bir otomobille Kayseri, Mucur ve Keskin’e gelir. Zor bir yolculuktan sonra 26 Aralık gecesi arkadaşlarıyla birlikte Beynam’da o zamanki Muhtar Veli Çavuş'un evinde konaklarlar. Aslında Beynam Köyü Ankara'ya çok yakın. Ama o gün şartlar bugünkünden çok farklı... Yolculuk kolay geçmiyor. Hava soğuk ve kar yağıyor. Körüklü eski araba, büyük, güzel ve gösterişli... Ama üstü kapanmıyor. Hele 4X4 Jeep hiç değil... Gece karda yol, iz belli değil. Sonunda arabaları kara saplanıyor ve bozuluyor. Arkadaşlarından biri hasta.

Kurtuluş Savaşı Bu Evde Kazanıldı

Ankara Garında, Bağdat Demiryolunun yapımı sırasında, 1892'de yapılmış, pek dikkat çekmeyen bir bina. Eski adıyla "Direksiyon Binası". Adından da anlaşılacağı gibi demiryolu hattının sevk ve idaresi buradan yapılıyormuş...

Sakarya Şehitleri Anıtı ve Sakarya Köyü'nün Öyküsü

Eskişehir'den Ankara yönünde giderken Polatlı'ya yaklaştığımızda yolun kuzey tarafında beyaz merdivenli bir anıt yapı dikkatimizi çeker hep, önünden geçip giderken, ne olduğunu bilmeden... Merak ettik, gittik baktık... İşte Sakarya Şehitleri Anıtı ve Sakarya Köyü'nün öyküsü...

Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye Büyük Millet Meclisi

Ankara Ulus meydanında bulunan I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının inşasına, 1915 yılında başlanmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti binası olarak tasarlanmış binanın planı evkaf mimarı Salim Bey tarafından yapılmış, inşasına ise kolordu mimarı Hasip Bey nezaret etmiştir. Türk mimari stilinde olan iki katlı binanın duvarlarında Ankara taşı andezit kullanılmıştır. Meclisin, 23 Nisan 1920'de bu binada toplanması kararlaştırıldığında henüz bitirilmemiş olan bina, milli bir heyecanın eseri olarak milletin katkısıyla tamamlanmıştır. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edilmiştir. 23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak kullanılan bina 23 Nisan 1961'de Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Erzincan'da Uzaydan Görünen Atatürk Portresi

Erzincan merkezinin altı kilometre kuzey batısında, Menderes Caddesi üzerinde Işıkpınar köyünün bir kilometre doğusunda, Keşiş Dağı'nın batı yamacında uzaydan bile görülebilen bir Atatürk portresi ve imzası... İşte Google earth'den kendiniz görün...

Titrek Kavağın Öyküsü

Sigara dumanlı odalardan, kapalı mekanlardan dışarı çıkıp, serin rüzgarı yüzümüzde hissederek etrafımıza baktığımızda sürprizlerle doludur, doğanın renklerle oynaşmayı sevdiği sonbahar... Yıllardır doğa yürüyüşlerinde gördüğümüz, sonbaharda renkleriyle bizi büyüleyen, kıpır kıpır kıpırdayan kıpkırmızı, sapsarı veya kahverengi bir ağaç dikkatimi çeker. Yeşil yapraklı çamların arasında olağanüstü bir görüntü oluştururlar. Beyaz bulutlarla süslenmiş masmavi gökyüzünün altında capcanlı renklerle güneşte pırıl pırıl parlarlar. En sevdiğim tablodur bu. Hep merak etmişimdir. Neden? Nasıl böyle canlı, nasıl böyle kıpır kıpırdır?

Tunç Çağının Büyük Çöküşü

Bronz Çağı'nın sonunda Güneybatı Asya’da ve Doğu Akdeniz’de, hızlı, yıkıcı ve kültürel dağılmalara yol açan bir dizi toplumsal çöküş yaşandı. Doğu Akdeniz’deki Bronz Çağı sonlarının karakteristik saray ekonomileri yerine bu çöküşleri izleyen 400 yıl boyunca yalıtılmış köy toplulukları geçti. Merkezi otoriteler yok oldu. Yazılı belgelere rastlanmayan karanlık bir çağa girildi. Neden? Ne oldu? Nasıl oldu?...

Mevlana'dan...

Hiç sorma ki O Yar, gönlüme nasıl sığar. Bir bedende kaç binlerin canı yaşar. Bir buğday tanesinde bin harman savrulur. Bir iğne deliğinde binlerce evren var... Mevlana Celaleddin Rumi