Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yenice Yolları Kıvrılır Gider...

Adana Çiftetellisi.

Ve dönüş zamanı geldi. Yenice Yolları Bükülür Gider... Mersin-Adana treninde gün batımında karlı Toros Dağlarının üzerinde muhteşem bir bulut ve ışık gösterisisini arkasında bırakarak Adana yollarında ilerliyor. Çukurova mavi trenini beklerken Adana Garı bir mücevher gibi ışıklandırılmış.

Namrun Kalesi

Çarşıdaki gezimizden sonra Namrun Kalesine yöneliyoruz. Çamlıyayla çarşısının hemen üzerinde masa gibi bir kayalığın en ucunda, kırlangıç yuvası gibi bir kale Namrun Kalesi... Eski çağlarda birbirini gören kaleler ve Toroslarda bir çok tepede bulunan kulelerden ateş ya da haberci kuşlar yardımıyla uzak mesafeler arasında haberleşme sağlanırmış.

Demirciler demir döver, bakırcılar bakır...

Demirciler Demir Döver Tuncolur

Mis gibi kokan yayla ekmeği sobanın üzerinde kızarıyor. Kahvaltıdan sonra Çamlıyayla çarşısına gidiyoruz. Çamlıyayla çarşısı, demircileri, bakırcıları, sobacıları, aktarları, kasapları, bakkalları ile pazar yeri gibi. Demirciler demir döver, bakırcılar bakır... Kulaklarımda ağır çekicin demiri örsde döverken çıkardığı sesler... Hemen arkada Bolkar Dağları... Burada pansiyonlar, oteller de var... Hele kasaptan et kestirip, fırın ağzı yaptırıp, bir de fırının hemen üstündeki sıcacık odada yerseniz tadına doyum olmaz... Ama sonra dışarı çıkınca üşümeyin... Buradan yolumuz Namrun Kalesi...

Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri

"Kalktı göç eyledi avşar elleri,
Ağır ağır giden eller bizimdir.
Arap atlar yakın eyler ırağı,
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir."
Bolkarlara, Aydos Dağına bakıp da Dadaloğlu'nu, Neşet Ertaş'ın babası, Muharrem Ertaş'ı anmamak mümkün mü... Dadaloğlu 19. yüzyılda, yani 1800'lü yıllarda Toros dağlarında dolaşan göçebe Türkmen aşiretlerinin Avşar boyundan, bir elinde kılıcı, bir elinde sazı, Torosların Adana, Kozan çevrelerinde yaşamış bir aşık, bir şair... Şiirlerini, türkülerini, şu anda baktığımız bu dağlara bakarak söylemiş... Çığlık gibi şiirleri, türkü türkü, ağızdan ağıza dolaşarak o zamanların blogları, interneti gibi yayılmış... Şimdi Muharrem Ertaş'tan dinlerken, Dadaloğlu'nun bu dağlarda yankılanan sesini duyar ve hayalini görür gibi oluyoruz...

Toroslarda Sabah

Sabahın seherinde... Uzaklardan gelen ezan sesiyle uyanıyorum. Gün doğu tarafında belli belirsiz bir mavilikle ışımaya başlıyor. Pencereden gördüklerimle yetinmeyip, sabahın soğuğunda üzerimi sıkıca giyinip, tripod'umu, fotoğraf makinamı alıp hemen yakında daha geniş görüşlü bir yere çıkıyorum. Günün ilk ışıkları ortalığı aydınlatırken, deniz tarafından gelen süslü bulutlar renk ve ışık oyunları yapıyorlar.

Yayla Evinde Akşam Oluyor...

Akşam şirin mi şirin bir yayla evinde kalıyorum. Toroslarda yavaş yavaş gün batıyor. Güneş Bolkar Dağlarının batısından, Çamlıyayla merkezinin üzerinden kayboluyor. Gökyüzü koyu mavi ve kızıl renklere boyandı. Gelirken en sevdiğim beş yıldızlı müziklerimi ipod'uma yüklemiştim sözde... Ama ne bir müzik, ne bir ses... Yalnızca yaylanın sessizliğinin melodisi... Uzaklardan bir köpek havlıyor... Sobadan çıtırtılar geliyor. Yanan odunun tatlı kokusunu duyuyorum uykuya dalarken...

Sobalarında kuru da meşe yanıyor... Seha Okuş, Emel Taşçıoğlu, TRT Kayıtları.

Toros Yaylalarında

Yaylalarda Gezerim...

Tarsus şehir merkezinden Çamlıyayla dolmuşlarına biniyorum. Bolkar Dağlarının eteklerine doğru yol alıyoruz. Uzaklarda başı karlı Aydos ve Medetsiz dağları tüm güzelliğiyle uzanıyor. Toroslarda baharla karışık bir kış yaşanıyor bu sene. Kar yağmış ama Akdeniz'in güneyli rüzgarları ve güneş hemen eritmiş. Akşam bir yayla evinde birlikte konuk olacağız, sabah gün doğarken sobada çıtır çıtır yanan odunların sesiyle, sıcak yayla ekmeğinin kokusuyla uyanacağız, kahvaltımızı yaparken gündoğumunu izleyeceğiz...

Antik Tarsus Kent Merkezi II

Saat kulesinin hemen yanındaki Ulu Cami restorasyonda. Tarihi Kırk Kaşık Bedesteni'nin restorasyonu yeni tamamlanmış. Hemen yan tarafındaki eski çarşılar bedestene dahilmiş. Yakın zamanlara kadar büyük bir Kapalıçarşı halindeymiş... Ama günümüzde yalnızca bir kemer kalmış... Kırkkaşık bedesteni, Ulu Cami ve Saat kulesinin bulunduğu kompleksin arka tarafındaki sokakta ise Bilali Habeşi camii ve Bilal-i Habeşi'nin türbesi var.

Yolcu yolunda gerek... Artık yol zamanı. Şimdi yolum Tarsus'un hemen kuzeyinde Toroslarda, Aydos Dağı ve Medetsiz'in yamaçlarında eski Tarsusluların Namrun dedikleri Çamlıyayla yolu... Bolkar dağlarında gün doğumunu birlikte izleyeceğiz... Namrun kalesini keşfedeceğiz...

Antik Tarsus Kent Merkezi

Şirin Tarsus evlerinin arasından, renkli sokaklardan, tarihi bedesten, cami ve kiliselerin olduğu Makam meydanına ulaşıyorum. Burada Altından Geçme adı verilen Roma şehir kapısı ve surlarının hemen yanında cami olarak bugün de ibadete açık eski bir kilise var. Hemen çaprazında ise Danyal Aleyhisselam'ın türbesi... Hz. Daniel yani...