Ana içeriğe atla

Kayıtlar

orman etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Karasu Acarlar Longozu

Sakarya nehrinin 6 km batısında yer alır. Gölde bir kısmı endemik bitki ve hayvan türleri yaşar. Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır. genelde güneyinden katılan küçük derelerle beslenmektedir. Mevsimlik akışa sahip bu dereler göl alanını beslerken, fazla sular doğuda Okçu Dere vasıtasıyla önce Sakarya Nehri’ne, oradan da Karadeniz’e ulaşır. akarsuların zamanla önünün kıyı kumulları tarafından tıkanmasıyla oluşmuş ... Ördeği kurtarsanaa!... Longoz çevresinde yer alan 8 köyün atık suları göle karışabilmektedir. Tarımsal faliyetlerde aşırı gübre ve ilaç kullanımı göle kimyasal girişini artırmaktadır. Longozun kıyılarından tarım yapmak için tarla elde edilmeye çalışılmaktadır. Kaçak ağaç kesimi engellenmelidir. Aşırı avlanmanın önüne geçilmelidir. Gölün Sakarya ile bağlantısı kontrol edilmeli suyun akışını engelleyecek durumlar düzenlenmelidir. Yakın zamanlarda turizme açılan longoz daha yoğun bir insan baskısına maruz kalmaktadır. Göç...

Su gibi akıp geçer zaman ormanda

Sakarya ormanlarında sık Yaprakların arasında Işık gölgelerle oynaşıyor. Ağaçların ve kuru meşe yapraklarının arasından çıkıverdi yaşlı Çoban, sürüsünün başında. Önce selamlaşıyoruz, sonra biraz sohbet. Bir yandan fotoğraf çekiyorum. Buralıyım diyor. Değilsin diyorum, Trakya aksanını farkedip... Derken laf Lafı açıyor... Anlatıyor... Yugoslav ordusunda savaşmış, İkinci Dünya Savaşı gazisi emektar Partizan... Mareşal Tito'nun askeriymiş. 50 yıl önce Türkiye'ye gelmiş. Bir de burada askerlik yapmış, gönüllü... Çağrılmadığı halde... Hatta askere almak istememişler, ne iş yapacaksın demişler. Asker ne görev verilirse onu yapar demiş, diretmiş, girmiş. Gençlere taş çıkarır. Tam 82 yılı kutlu olsun. Deyneğimi verecek kimseyi bulamıyorum diyor. Çoluk çocuk okudu, iş güç sahibi oldu. Kimse çobanlık yapmak istemiyor. Bana koyunlarını sat diyorlar. Koyunlarımın kime ne zararı var? Ne yaparım diyor. Beni bunlar hayatta tutuyor... Uzun uzun anlatıyor Makedonya'dan Tito...

Titrek Kavağın Öyküsü

Sigara dumanlı odalardan, kapalı mekanlardan dışarı çıkıp, serin rüzgarı yüzümüzde hissederek etrafımıza baktığımızda sürprizlerle doludur, doğanın renklerle oynaşmayı sevdiği sonbahar... Yıllardır doğa yürüyüşlerinde gördüğümüz, sonbaharda renkleriyle bizi büyüleyen, kıpır kıpır kıpırdayan kıpkırmızı, sapsarı veya kahverengi bir ağaç dikkatimi çeker. Yeşil yapraklı çamların arasında olağanüstü bir görüntü oluştururlar. Beyaz bulutlarla süslenmiş masmavi gökyüzünün altında capcanlı renklerle güneşte pırıl pırıl parlarlar. En sevdiğim tablodur bu. Hep merak etmişimdir. Neden? Nasıl böyle canlı, nasıl böyle kıpır kıpırdır?