Ana içeriğe atla

Tanrılar Diyarı Nemrut



Nemrut Dağı Tapınağı; Adıyaman ilimize, toplam 105 km. uzaklıkta olan, Kahta ilçesinin kuzeyinde yer alır. 2150 mt. zirvesinde yer alan Doğu ve Batı teraslarındaki tanrı tahtlarının arasında yazılı 200 satırlık kitabelerde bulunan, Kommagene Kralı Antiokhos I'in sözleri şöyledir: "Gerçekten tanrılara layık bu heykelleri ben diktirdim. Zeus-Oromasdes'in, Apollon-Mithras-Helios-Hermes'in, Artagnes-Herakles-Ares'in heykellerini ve vatanımın (sembolü olarak) her şeyi besleyen Kommagene'nin bir suretini diktirdim. Aynı taştan yontulmuş olarak ve onlarla birlikte tahtta oturur şekilde, kendi şahsımın bir suretini de, her şeyi duyan tanrıların yanına diktirdim..."

Antik dünyanın en görkemli eserlerinin yer aldığı Kommagene Krallığı, Roma İmparatorluğu ile Pers Krallığı arasında M.Ö. 162-M.S. 72 yıllarında 234 yıl hüküm sürmüş tampon bir devlettir. En parlak dönemini M.Ö. 69-36 yılları arsında Antiokhos I zamanında yaşamıştır. Bu ilginç kral, Nemrut Dağı zirvesinde kendisi için görkemli bir mezar anıt ve kutsal alan yaptırmıştır. Mezar odasının üzeri 30 bin metre küp hacimindeki kırma taşlardan oluşan 50 metre yüksekliğinde bir suni tepe (tümülüs) ile örülmüştür. Tümülüsün doğu ve batısında devasa heykellerin ve kabartmaların yer aldığı iki teras yapılmıştır. Antiokhos, her terasa kendi heykeli ile beraber tahtlar üzerinde oturur vaziyette 9 mt. yüksekliğinde devasa tanrı heykelleri diktirmiştir. Tepenin dört tarafındaki kayalar oyularak teraslar oluşturulmuş. Güney terası kaydığı için bugün göremiyoruz. Doğu terasının en önünde bir altar bulunuyor. Heykeller tümülüse arkalarını dönmüş durumda sıralanıyor. Dev heykellerin kafaları öndeki terasa yuvarlandığından ayrı olarak yerde durmaktadırlar ve belki de bu daha etkileyici bir görünüm sağlamaktadır. Gövdeler 10 metre kadar yüksekte ve koltukta oturuyorlar. soldan sağa doğru Apollon, Mithra, Helios, Hermes, Kommagene’nin bereket tanrıçası Tyche-Fortuna, baş tanrı Zeus, Oromasdes, Kral Antiokhos, Herakles, Ares heykellerini görüyoruz. Heykellerin iki yanında da krallığın sembolleri olarak kartal ve arslan heykelleri bulunuyor. Alt taraftaki alçak duvarın güneyinde kralın Makedonyalı ataları, kuzeyinde ise Persli ataları gösterilmiş. Buradaki yazıtlarda tören hakkında bilgiler veriliyor. Yerdeki kafalardan bereket tanrıçasına ait olan çok tahrip olmuştur. Koltuklarda oturan gövdeler sekiz yontma taş üstüste konularak yapılmış. Kuzey terasından geçerek batı terasına geliyoruz. Burada da heykeller aynı sırayla dizilmişler. Herakles, Zeus ve Apollon başları doğu terasındakilerden daha iyi durumdalar. Terasın yan kısmında da birçok kabartma görülüyor. Kabartmaların çoğu kralı tanrılarla el sıkışırken gösteriyor. Buradaki arslanın üzerindeki 19 yıldız ve boynundaki ayın bir tarih gösterdiği belirlenmiş. Bu tarih Antiokhos’un tahta çıkışını belirtiyor.

Kahta Çayı kenarına iniyoruz. Kommagene Krallığının başkenti Arsmeia bugünkü adı Kocahisar olan eski Kahta Köyünde. Yörede harabeye eski kale deniliyor. Burada 3.43 m. yükseklikte bir kabartma dikkat çekiyor. Kabartma Mithradates’i Herakles ile el sıkışırken gösteriyor. Kral giyinik Herakles ise çıplak olarak tasvir edilmiş. Kabartmanın hemen altında 1.80 m. uzunluğunda kemerli bir tünel var. Cephesinde Grekçe bir yazıt bulunuyor. Yazıt 1. Antiokhos’a ait ve babasının burada gömülü olduğunu, kendisine ve atalarına nasıl törenler yapılması gerektiğini bildiriyor. Basamaklardan aşağıda bir odaya iniliyor. Arsameia kentinde bir tünel ve Işık Tanrısı’nın heykeli, tepe üzerinde saray ve ev kalıntıları görülüyor.

Eski Kalenin karşısındaki Yeni Kale Memluklularca yapılmış. Arsameia’nın 2-3 km. ötesinde Cendere Çayı üzerinde halen kullanılan tarihi köprü 4 Kommagene kenti tarafından imparator ve karısının onuruna yapılmış. Köprünün iki tarafına dikilen 4 sütundan üçü ayaktadır. Köprünün 10 km. ötesindeki Karakuş Tepesi’ne gidiyoruz. Nemrut Dağı’ndaki tümülüs gibi Kommagene Krallığı’ndan kalma, kraliyet kadınlarının mezarlarının bulunduğu sanılıyor. Tümülüsün etrafında dört sütun bulunuyor. Üç sütunun üzerinde boğa, kartal ve aslan heykelleri bulunuyor. Dördüncüsü üzerindeki günümüze ulaşamamış. Prof. Dr. Sencer Şahin Nemrut Dağı'ında bilimsel çalışmalar yapmışlardır. Son çalışmaları sırasında yapılan jeofizik araştırmaları sonucunda kral mezar odasının tümülüs altında zirveye yakın bir noktada ve "Zeus ekseni" olarak tanımlanan çizgi üzerinde olabileceği ileri sürülmüştür. Bu görüşün doğru çıkması ve Antiokhos I'in mezar odasına ulaşılıp açılması halinde, Mısırda bulunan Tutankhamon'un mezarından sonra arkeoloji dünyasının en sansasyonel olaylarından biri olacaktır.

Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir. UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.

Her yıl Haziran’da Kommegene Festivali yapılıyor. (Nemrut, Karakuş Tepesi)

Kaynakça: Nezih Başgelen, Nemrut; Gezi Türkiye yayınları.
Photo: Florian Koch

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtuluş Savaşının Kadın Kahramanları: Şerife Bacı

Yıl 1921, Aralık ayında kar birdenbire bastırmış, Küre ve Ilgaz dağlarından geçen İnebolu-Ankara yolu kapanmıştı. Cepheye giden nakliye kolları geceye kalmadan yakın köy ve hanlara sığınmışlardı...

Erzincan'da Uzaydan Görünen Atatürk Portresi

Erzincan merkezinin altı kilometre kuzey batısında, Menderes Caddesi üzerinde Işıkpınar köyünün bir kilometre doğusunda, Keşiş Dağı'nın batı yamacında uzaydan bile görülebilen bir Atatürk portresi ve imzası... İşte Google earth'den kendiniz görün...

Trikopis ve Atatürk'ün Öyküsü

Yunan ordusu'nun Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki yenilgisinden sonra Mayıs 1922'de General Anastasios Papoulas'ın yerine Yunan hükümeti tarafından Küçük Asya Ordusu'nun başına General Hacıanesti başkomutan olarak atandı.

Hacıanesti 26 Ağustos 1922'de Türk ordusu'nun başlattığı Büyük Taarruz'dan iki gün sonra görevinden istifa ederek Yunanistan'a kaçtı. Yerine General Nikolaos Trikupis getirildi. Ancak iletişim yetersizliği nedeniyle bu atama kararı iletilemeden Trikopis Halit Bey (Akmansü) komutasındaki 4. Kafkas Fırkasına esir düştü.

Mustafa Kemal Paşa ve kurmayları İsmet Paşa (İsmet İnönü), Halit Akmansu, (Dadaylı Halit), Asım Paşa (Asım Gündüz), Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis'i, Uşak İli Merkez Bozkurt Mahallesi, Hisarkapı Uluyolu'nda karargâh binası olarak kullanılan Kaftancızadeler Konağında karşılamış, Başkomutan Trikopis'in silah ve kılıcını teslim almıştır. Yunan Başkomutanı Trikopis kendisine karşı kötü muamele beklerken Atat…