Ana içeriğe atla

Olba'lı Prenses Aba'nın Öyküsü



Mersin'den başlayıp Taşucu'na kadar uzanan, kâh Toros Dağlarından, kâh denizden süren gezimizde karşımıza her tepede, her vadide ve her koyda gizemli bir kale, bir yapı, bir kalıntı, ama hep gizemli bir ülkenin, Olba'nın, ve hep bir gizemli kadının, Prenses Aba'nın ismi çıktı. Bulduklarımızı sizinle paylaşıyoruz. Alanya'dan Viranşehir'e uzanan bölgede MÖ 3. yüzyıl dolaylarında hüküm sürmüş Olba Hanedanlığı'na bir dönem kraliçelik yapmış Aba'nın yaşamına dayanıyor, Mersin Devlet Opera ve Balesi'nin,13 Ekim 2005 tarihinde dünya prömiyerini yaptığı F.Hüseyinov’un “Kraliçe Aba” adlı bale eserine ilham veren öykümüz:

"Olaylar Roma İmparatorluğu'nun sınırları geniş hükümdarlığı sırasında geçer: Aba'nın babası Zenofanes, Olba halkı rahipler soyundan olmasına rağmen Roma'ya karşı izlenen politikalara muhalefet etmiş ve korsanlara katılıp liderleri olmuştur. Dolayısıyla, Romalı komutan Pompei'nin Akdeniz'deki korsanları temizleme seferleri sırasında ortadan kaldırılır. Zenofanes'i Romalılara yakalattıran Olba başrahibidir, bu yaptığına rağmen kızı Aba'yı tapınağa alıp büyütür. Aba'nın korsan geçmişinden haberi olmayan Olba kralı Teukros, Aba'ya âşık olur ve evlenirler. Başrahibin dalavereleriyle Roma'ya ödenen vergiler aksatılır ve Antonious Kleopatra'yla birlikte Olba diyarını teftişe gelir. Sonrası Kraliçe Aba'nın kahramanlıklarına rağmen gerginlikler, öfke, intikam ve ölümle bezenmiş bir iktidar savaşı öyküsüdür.

Kraliçe Aba, babası Zenofanes’in öcü ile yanıp tutuşan savaşçı öfkeli bir korsan kızıdır. Dönemin Olba kralı Teukros Aba’ya aşık olunca evlenirler ve Aba Kraliçe olur. Bir gün Kleopatra ile evli olan Mısır Kralı Antonius,Olba’ya gelip Olba topraklarını zaptederek Kraliçe Kleopatra’ya hediye eder.Olba Baş Rahibi, Romalı Komutan Pompei’yi Kral Antonius ve Kleopatra’ya karşı suikast düzenlemeye ikna eder. Kraliçe Aba bu sinsi planı duyar ve suikasti engeller. Ancak Pompei Antonios ve Kleopatra Kanytella’da dinlenmekte oldukları bir sırada adamlarıyla saldırır. Kleopatra’yı öldürmek üzereyken Aba meçhul bir savaşçı kılığında çıkıverir ve onu engeller. Kleopatra hayatını kurtaranın Kraliçe Aba olduğunu öğrenince O’na hayran kalır.Komutan Pompei gözaltından kurtulup Roma’ya ihanet eden Kraliçe Aba’ya saldırır. Kral Teukros Kraliçe Aba’yı korumak için kendisini Aba'nın önüne atar ve ölür. Kraliçe Aba Olba’ya özgürlüğünü verir ama Kralını kaybeder, kendisini Olba’ya ve oğluna adar."

Tarihte ise:

M.Ö.45 li yıllarda Olba'nın (bugünkü Lamas ile Göksu ırmakları arasında kalan bölge) Rahip krallık sistemi zayıflamış ve ülkeyi Tiranlar ele geçirmeye başlamışlardı. Böyle bir dönemde kralın akrabalarından Ksenophanes Tiranlar ile işbirliği yaparak tüm krallığı ele geçirmiştir. Bölgenin fiziksel yapısı zorlu olduğundan, Roma yönetimi garnizon yerleştirme yerine yerel rahip krallar aracılığı ile kontrolü elinde tutmayı tercih etmiştir. Ksenophanes'in çıkışı ile Roma kontrolünü kaybetmeye başlar. Bu tarihlerde, Octavius, Antonius ve Lepidus Roma'da Triumvirlik kurarak imparatorluğun yönetimini paylaştılar. Doğu topraklarını Antonius alır. Octavius ile birlikte 42 yıllarında doğu topraklarındaki düzenini sağlamak amacı ile çıktıkları seferde Ksenophanes'i de ortadan kaldırarak Olba'da Rahip kralların gücünü geri kazandırırlar.

Öldürülen Ksenophanes'in kızı Aba daha sonra dönemin rahip kralı ile evlenerek Olba krallığına katılır. Kral veba salgınında ölür. Oğulları henüz çok küçük olduğundan idare annesi Aba'ya geçer. M.Ö.33'lerde Lepidus ile Octavius arasında çıkan anlaşmazlık sonucu Lepidus, Octavius'un üstünlüğünü kabul ederek Triumvirlikten çekilir. Bunun üzerine Octavius ile Antonius Roma'nın tek hakimi olma yolunda gizli iki rakip haline gelirler. Antonius'un İran seferleri sırasında Kleopatra'ya karşı başlayan tutkusu yüzünden Roma ile arası gittikçe bozulur. Kleopatra ise ilk Ptolemaiosların görkemini geri getirmek, eski topraklarını yeniden almak istemektedir. Bu amaçla Roma'yı Romalılar aracılığı ile alt etme planını bir parçası olarak Antonius'un kendisine olan tutkusundan istifade etmeyi başarmıştır. Antonius Kleopatra ile evlenmiş daha sonra da bazı toprakları ona bağışlamıştır.

Gemi yapımında kullanılan sedir ağacının son derece zengin olduğu Olba krallığı toprakları böylece Kleopatra'nın eline geçmiştir. Antonius'un Kleopatra'ya toprak bağışlaması sonucu M.Ö.32'de Triumvirlik Octavius tarafından resmen sona erdirilir ve onlara karşı savaş açar.

Aba'nın yardımlarından ötürü Kleopatra bir lütuf olarak Olba'yı Aba'ya bağışlar. Daha sonraları Aba da öldürülür ancak Olba krallığı onun soyu tarafından M.S.20'ye kadar sürdürülmüştür. Bu tarihten sonra bölgenin idaresini rahip krallar aracılığı ile yapmak yerine Roma kendisi üstlenmiştir.

Kıssadan hisse, beyaz atlı prensini bekleyen prenseslerin işi zor... Aba ve Olba hikayesi merakımızı kabartıp da biraz araştırınca Toros Dağlarında Olba Krallığının başkenti, günümüzde Uzuncaburç olarak anılan antik Olba kentinin izini bulduk. Ama gidip görmeyi ve görüntülemeyi ise bir sonraki geziye erteledik. Keşfimizi ise denizden, eski Akdeniz korsanlarının yolundan sürdüreceğiz, bir sonraki öykümüzde...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtuluş Savaşının Kadın Kahramanları: Şerife Bacı

Yıl 1921, Aralık ayında kar birdenbire bastırmış, Küre ve Ilgaz dağlarından geçen İnebolu-Ankara yolu kapanmıştı. Cepheye giden nakliye kolları geceye kalmadan yakın köy ve hanlara sığınmışlardı...

Erzincan'da Uzaydan Görünen Atatürk Portresi

Erzincan merkezinin altı kilometre kuzey batısında, Menderes Caddesi üzerinde Işıkpınar köyünün bir kilometre doğusunda, Keşiş Dağı'nın batı yamacında uzaydan bile görülebilen bir Atatürk portresi ve imzası... İşte Google earth'den kendiniz görün...

Trikopis ve Atatürk'ün Öyküsü

Yunan ordusu'nun Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki yenilgisinden sonra Mayıs 1922'de General Anastasios Papoulas'ın yerine Yunan hükümeti tarafından Küçük Asya Ordusu'nun başına General Hacıanesti başkomutan olarak atandı.

Hacıanesti 26 Ağustos 1922'de Türk ordusu'nun başlattığı Büyük Taarruz'dan iki gün sonra görevinden istifa ederek Yunanistan'a kaçtı. Yerine General Nikolaos Trikupis getirildi. Ancak iletişim yetersizliği nedeniyle bu atama kararı iletilemeden Trikopis Halit Bey (Akmansü) komutasındaki 4. Kafkas Fırkasına esir düştü.

Mustafa Kemal Paşa ve kurmayları İsmet Paşa (İsmet İnönü), Halit Akmansu, (Dadaylı Halit), Asım Paşa (Asım Gündüz), Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis'i, Uşak İli Merkez Bozkurt Mahallesi, Hisarkapı Uluyolu'nda karargâh binası olarak kullanılan Kaftancızadeler Konağında karşılamış, Başkomutan Trikopis'in silah ve kılıcını teslim almıştır. Yunan Başkomutanı Trikopis kendisine karşı kötü muamele beklerken Atat…