Ana içeriğe atla

Gizemli Bir Masal Ülkesine Yolculuk

Windmill by voyageAnatolia.blogspot.com

Quo Vadis? Göçmen leyleğimiz bizi bu sefer gizemli bir masal ülkesine götürüyor... Göynük adını belki duymuşsunuzdur. Belki Göynük evlerini ve Göynük kulesini biliyorsunuzdur. Belki Göynük'ü görmüşsünüzdür. Belki suyundan içmiş, ekmeğinden yemişsinizdir... Ama eminim Göynük yakınlarında Çubuk Gölü adlı bir göl olduğunu bilmiyorsunuzdur. Çubuk Gölü kıyısındaki gizemli yeldeğirmenlerini ve sanki "Şirinler" biraz önce buradaymış gibi duran masal ülkesini bilmiyorsunuzdur... Terkedilmiş bir havası var... Bizi "GİRMEK YASAK!", "ÖZEL MÜLK", "DİKKAT TEHLİKE" uyarıları karşılıyor... Ama merakımız ve fotoğraf çekme arzumuz galip geliyor... Bir köpek var ama göl çevresinde hep bizimle yürüdü... O da zaten yeldeğirmenlerinin brandaları rüzgarda PATIR PATIR ses çıkarınca tabanları öyle bir yağlıyor ki tutabilene aşk olsun...

Sonradan öğreniyorum, burası 2005 yılında Kanal D için çekilen Rüzgarlı Bahçe adlı TV dizisi için yapılmış...

Selçuk Yöntem, Zeynep Beşerler, Yiğit Özşener, Cengiz Coşkun, Miraç Eronat, Nazan Kırılmış, Meriç Başaran, Fatih Al, Didem Balçın, Elif Burgaz, Uğur Tekin, Hüseyin Soyaslan oynamışlar... Gamze Özer yazmış, Metin Günay yönetmiş...

Rüzgar ve eski bir doktor olan babası Çınar, Rüzgarlı Bahçe'nin en eski ve en güzel değirmeninde yalnız yaşarlar. Çınar'ın eski eşi Gülfem, Çınar'dan geçmişte komşuları olan Hikmet'e olan aşkı uğruna boşanmış, zengin Hikmet'le evlenip ...

Derken dizi bir kaç bölümden sonra yayından kaldırılmış... Dizi dünyası işte... N'oldum dememeli, n'olacağım demeli... Ama gizemli yeldeğirmenleri fotoğrafçılara modellik yapmaya, uyarı levhaları ziyaretçileri korkutmaya devam ediyor... Bizim de gezimize heyecan kattı doğrusu...

Göçmen leyleğimiz ise uçmaya devam ediyor... Yemyeşil ağaçlı dar bir yoldan kayar gibi gidiyoruz... Buradan dağları aşalım Mudurnu'ya ve Abant Gölünde gün batımında alev alev yanan nilüfer çiçeklerini görmeye gidelim mi birlikte? Tutunun leyleğin kanadına, önümüzdeki günlerde fotogezi.blogspot.com'da...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtuluş Savaşının Kadın Kahramanları: Şerife Bacı

Yıl 1921, Aralık ayında kar birdenbire bastırmış, Küre ve Ilgaz dağlarından geçen İnebolu-Ankara yolu kapanmıştı. Cepheye giden nakliye kolları geceye kalmadan yakın köy ve hanlara sığınmışlardı...

Asteriks, Loreena McKennitt, Enya ve Yozgat

Sabahın erken saatinde tur otobüsünü bekliyorum. Durağa gelen bir kaç hanım "Yozgat'a mı gideceksiniz?" diye soruyor. "Evet" diye cevaplıyorum. İçlerinden birisi "Napacaksınız Yozgat'ta, işiniz mi yok?" diye soruyor. "Siz niye gidiyorsunuz?" diyorum. "Ben Yozgat'lıyım" diyor. Doğrusu bu durum Yozgat hakkındaki genel kanıyı özetliyor. Oysa ben size: "Enya, Loreena McKennitt ve Asteriks aslen Yozgat'lıdır" desem ne derdiniz?

Trikopis ve Atatürk'ün Öyküsü

Yunan ordusu'nun Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki yenilgisinden sonra Mayıs 1922'de General Anastasios Papoulas'ın yerine Yunan hükümeti tarafından Küçük Asya Ordusu'nun başına General Hacıanesti başkomutan olarak atandı. Hacıanesti 26 Ağustos 1922'de Türk ordusu'nun başlattığı Büyük Taarruz'dan iki gün sonra görevinden istifa ederek Yunanistan'a kaçtı. Yerine General Nikolaos Trikupis getirildi. Ancak iletişim yetersizliği nedeniyle bu atama kararı iletilemeden Trikopis Halit Bey (Akmansü) komutasındaki 4. Kafkas Fırkasına esir düştü. Mustafa Kemal Paşa ve kurmayları İsmet Paşa (İsmet İnönü), Halit Akmansu, (Dadaylı Halit), Asım Paşa (Asım Gündüz), Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis'i, Uşak İli Merkez Bozkurt Mahallesi, Hisarkapı Uluyolu'nda karargâh binası olarak kullanılan Kaftancızadeler Konağında karşılamış, Başkomutan Trikopis'in silah ve kılıcını teslim almıştır. Yunan Başkomutanı Trikopis kendisine karşı kötü muamele beklerken A...