Ana içeriğe atla

Son Gazi: Nusret Mayın Gemisi



Savaş sırasında dünya denizlerinde görev yapmakta olan beşbini aşkın savaş gemisinden hiçbiri Nusret kadar harbin gidişine ve düşmanın geleceğine etkili olacak bir başarı gösterememiştir. Nusret gemisi döktüğü mayınlarla sadece savaşın değil, dünyanın geleceğini de değiştirdi. Winston Churchill

Amaç Türkiye'nin işgaliydi:


Dardanelles fleet



19 Şubat 1915 günü, Fransız donanması ile İngiliz Queen Elizabeth savaş gemisi Osmanlı sahil bataryalarını bombalayarak ilk Çanakkale saldırısı başlatılmış oldu.

İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti'nin başkenti konumundaki İstanbul'u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'na girmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Savaş sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

Rusya İmparatorluğu,
Britanya İmparatorluğu
+ Avustralya
+ Kanada
+ Hindistan
+ Yeni Zelanda
Fransa
İtalya
ABD
Romanya
Sırbistan
Yunanistan
Belçika
Portekiz
Karadağ
Alman İmparatorluğu
Osmanlı İmparatorluğu
Avusturya-Macaristan
Bulgaristan Krallığı

Birleşik donanmanın harekât planı dört aşamalıydı: Birinci, ikinci ve üçüncü aşamalarda dış, orta ve merkez tahkimatlar yok edilerek mayın hatları temizlenecek, son aşamada ise kalan mayın hatları temizlenerek donanma Marmara’ya girecekti. İlk aşamaya 19 Şubat’ta başlandı.

Saldırı gücü için Amiral Carden'in Akdeniz filosu güçlü savaş gemileriyle desteklendi. Zamanın en ileri teknolojisine sahip İngiliz donanması, Fransız filosunun ve sembolik de olsa Rusya'nın Askold gemisi ile dünyanın en büyük donanmasını oluşturuyordu. Harekat başlangıçta sadece deniz kuvvetlerine dayanmaktayken, Şubat başında, kraliyet denizcilerine destek olmak üzere 29. Britanya Tümeni de Mısır'da eğitim görmekte olan Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri de katıldı. Savaşın o aşamasında, bu kara birliklerinin Boğaz'da değil İstanbul'un işgalinde kullanılması öngörülmekteydi.

Bozulan harekât planı

Savaşın geldiği noktada Rumeli yakasında Seddülbahir ve Ertuğrul tabyaları ile Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyaları, yani Boğaz'ın dış tahkimatı tahrip edilmiş durumdaydı.

14 Mart’ta İngiliz Deniz Bakanı Churchill, Amiral Carden’e gönderdiği telgrafta, Boğazın mutlaka mayınlardan arındırılması gerektiğini vurguladı. Amiral Carden cevabi telgrafında, son ve kesin taarruzun 17 Mart’ta yapılacağını belirtti. Ama savaşta bozulan ruhsal sağlığının tamamen iflas etmesi üzerine 16 Mart 1915 günü görevden çekildi. Churchill, yeni Akdeniz Filo Komutanlığı’na Amiral de Robeck'i atadı, önceki planın da “derhal” uygulanması emrini verdi. Amiral de Robeck, Çanakkale Müstahkem Mevkii’nin Merkez Tahkimatı’nın ağır toplarını imha etmeyi, bu kesimdeki mayınları temizleyerek Boğazı donanmanın geçişine açmayı amaçlayan planı 18 Mart sabahı uygulamaya koymayı kararlaştırdı. Bu arada Boğazın en dar yeri olan Çanakkale ile Kilitbahir’e birkaç tabur gücünde asker çıkarılması da gündemdedir. Esasen bu en dar yerden 7 km. kadar güneyine kadar Boğazda 800 metreden çok daha geniş bir alan, mayından arındırılmış durumdaydı.

Müstahkem Mevkii Komutanlığı, Boğaz'a bir saldırının kademeler halinde yapılacağını, ilk kademeyi oluşturan gemilerin cephanesi bitince geri çekilerek yerlerini ikinci kademe gemilere bırakacaklarını doğru olarak tahmin edebiliyordu. Geri çekilen gemilerin de Çanakkale Boğazı’nın en geniş yeri olan Erenköy önlerindeki koyda (Karanlık Liman) dönüş manevrası yapacakları düşünülmüş ve Merkez Tahkimat bölgesindekilere ek olarak bu rota üzerine de bir mayın hattı öngörülmüşdü. Nusret Mayın Gemisi, İttihat ve Terakki Partisi üyesi Albay Cevat komutasında bu limana 8 Mart 1915 sabahı 05:00 sularında toplam 26 mayını gizlice dökmüştür. Onbirinci hattı oluşturan bu mayın hattı, Orta Tahkimat bölgesine, sahile yakın olarak, kıyıya paralel dökülmüş, bulunmamaları için ters yerleştirilmişlerdir. Nitekim daha sonra bu mayınlar savaşın gidişatını etkileyen ve muhtemelen İtilaf Devletleri'ni deniz harekâtından caydıran en büyük etken olmuştur.

Nusret Mayın Gemisi, Çanakkale Deniz Müzesi

18 Mart 1915 perşembe sabahı Alman pilot Yüzbaşı Serno’nun uçağı Çanakkale Boğazı açıklarında bir keşif yapmış, Boğaz yönünde 19 zırhlı ve kruvazörün savaş düzeni ile ilerlediklerini rapor eder. Pilot Cemal Bey’in uçağından gelen rapor da bunu doğrular. Bu bilgiler üzerine Çanakkale Müstahkem Mevkii derhal silah başı yapmıştır.

Amiral de Robeck, bombardımana katılacak ağır gemilerini plana uygun olarak üç grup halinde düzenlemişti. Birinci filo, kendi yönetimindeki en güçlü dört İngiliz zırhlısından oluşuyordu: Queen Elizabeth, Lord Nelson, Agamemnon, Inflexible. Görevleri, A Hattı olarak belirlenen 13 km. gibi uzak bir mesafeden Osmanlı Merkez Tahkimatını bombardıman altına almak ve izleyen gruplara ön destek oluşturmaktı. İkinci Tümen, Fransız amiral komutasında dört Fransız zırhlısıdır. Birinci grubun taarruzundan sonra B Hattı olarak tanımlanan çizgiye ileri çıkarak söz konusu tahkimatı 5-6 km. mesafeden bombalayacaklardır. Üçüncü tümen ise kendi içinde üç gruba ayrılmış 10 İngiliz zırhlıdan oluşmaktadır: Vengeance, Irresistible, Albion, Ocean birinci ve ikinci tümen gibi yanyana saf tutacaklar; Majestic, Prince George, Swiftsure, Triumph yanlardan ileri çıkan koruma görevi üstlenecek; kalan iki gemi ise (Canopus ve Cornwallis) geride yedek olacaktır.

Bunlar harekata katılan yüksek tonajlı zırhlılardır. Bunların yanı sıra mayın tarama gemileri ile kruvazörler ve destroyerler de harekâta destek vereceklerdir. Amiral de Robeck, 12 km. genişlikte ve 7-8 km. uzunluktaki bir manevra alanında, 4'ü Fransız 12'si İngiliz olmak üzere 16 zırhlı, 4 kruvazör, 14 destroyer, 7 denizaltı, 21 mayın tarama gemisi ve çeşitli destek gemilerinden oluşan 100 parçalık bir donanmayla harekâta girişmiştir.

18 Mart 1915 sabahı saat 10:30'da Agamemnon komutanlığında 1. filo, A hattını oluşturarak ve arkadan 2. filo tarafından desteklenerek Boğaza girdi. İlk İngiliz hattı saat 11:00'den itibaren yaklaşık 13.000 metreden tabyalara top atışına başladı. Saat 11:15’te Üçüncü Tümenin kanat gemilerinden Triumph zırhlısı, Orta Tahkimat kesimine ateş açtı. Birinci tümen gemilerinden Oueen Elizabeth Anadolu Hamidiyesi, Agamemnon Rumeli Mecidiyesi, Lord Nelson Namazgâh ve Inflexible da Rumeli Hamidiyesi’ni hedef almışlardı. Donanmanın toplam 506 topuna karşılık savunmada sadece 150 top vardı. Menzili yetmediği için tabyalardan karşılık verilemedi.

Yarım saat süren bombardıman ardından, öğlen sularında ikinci tümendeki Fransız gemileri de ileri çıktı ve tabyaların, özellikle de hareketli olanların menziline girdiğinde karşı ateş başladı. Bu aşamada Kepez'den karşıya olan ilk mayın hattının temizlenmesi planlanmasına rağmen buraya yanaşılamamıştı bile.

Saat 12:30'da 2. filo (Fransız B hattı) öndeki A hattının iki yanından geçerek ön hattı oluşturdular. Bu arada gemiler ilerleyerek Çanakkale ve Kilitbahir tabyalarının da menziline girmiş, ateş altında kalmışlardı. Fransız Gaulois, su kesiminin altından isabet alıp hafif yana yatmıştı. Agamemnon ise 12 isabet alıp geri çekildi. Inflexible’ın taretlerinden biri parçalandı, güvertesinde yangınlar başladı. Saat 12:27’de atış kontrol kulesi parçalanıp ateş yönetimiyle taretlerin bağlantısı kesildi. Queen Elizabeth’in cephane ambarı isabet alarak vinçler tahrip oldu. Fransız Bouvet, Rumeli Mecidiyesi'nin ateşi altında sancak tarafına yatmıştır. Yine Fransız Suffren zırhlısı 14 dakikada 14 isabet almıştır.

Birleşik Donanmanın ağır gemileri ciddi hasarlar görmekte ise de savaş Osmanlı tarafı aleyhine devam etmektedir. Modern gemilerin ateş yenileme hızı Osmanlı toplarından bir hayli fazladır. Öte yandan donanmanın toplam 276 namlusuna, Osmanlı tarafında 78 namlu karşılık vermektedir. Silahların etkinlik farkı bir yana namlu sayısı olarak her Osmanlı topuna karşı Birleşik Donanma’nın ortalama 3,5 namlusu vardır. Saat 13:45 dolaylarına kadar süren çatışmada Osmanlı toplarının bir kısmı yıkıntılar altında kalmış, bir kısmı da aşırı ısınmadan dolayı şişip ateşi kesmişti, Osmanlı tabyaları yokedilemeseler de geçici olarak susturulmuştu.

Ateşin azaldığını gören Amiral de Robeck saat 13:25'te 3. filonun ve onlara ilaveten koruma hattındaki Majestic ve Swiftsure gemilerinin öne gelerek 2. filo gemileri ile yer değiştirmesi, mayın tarama gemilerinin destroyerlerin korumasında ileri çıkarak mayın hatlarında açılan koridoru derinleştirmeleri emrini verdi. Emri alan 2. tümenin Fransız gemileri, 3. tümene yer açmak üzere Karanlık Liman açıklarında geniş bir çark hareketiyle geri manevraya giriştiler.

1915 ilkbaharında uzun süredir Boğaz'ın girişindeki tabyaları bombalayan, keşif uçuşlarıyla ve mayın temizleme gemilerinin faaliyetiyle saldırıya geçeceği kesinleşen Müttefik Donanması artık saldırı için gün sayıyordu.Müstahkem Mevkii Komutanlığı 26 mayını Karanlık Liman'a dökme kararı aldı.



Bu manevra esnasında Erenköy körfezine giren gemiler Nusret'in mayınlarıyla karşılaştılar. Zaten sancak tarafına yatmış durumdaki yaralı Bouvet saat 13:54’te bu mayınlardan birine çarparak 14:10'da sulara gömülürken 600 denizci öldü. Ağır hasarlı olarak geri çekilmekte olan Inflexible saat 16:00 sıralarında Bouvet'nin battığı noktada mayına çarptı ve 60 denizci öldü. Bu arada Irresistible da mayın ve top yarası alarak terkedilmişti. De Robeck ağır hasarlı geminin yedeklenerek çekilmesini istedi ama sular çok sığdı. Nihayet 18:00'de Ocean da dümeni parçalanarak çaresiz kaldı ve terk edildi. Gaulois, Suffren, Agamemnon ağır, Charlemagne ise hafif hasarlıydı.

İlk mayın hatlarını bile temizleyemeden bu duruma düşen Birleşik Donanma büyük bir panik yaşadı ve saat 17:45'te de Robeck geri çekilme emri verdi. Donanma hızla boğazı terkederek Bozcaada'ya doğru çekilirken terk ederek geride bıraktıkları Irresistible ve Ocean gece karanlığında battı.

HMS_Irresistible_abandoned_18_March_1915

Savaşın sonu ve sonrası

6 saat 45 dakika süren son savaşta iki İngiliz, bir Fransız zırhlısı battı, bir İngiliz, iki Fransız zırhlısı ağır yara aldı, üç gemi karaya oturdu. Osmanlı tarafındaki kayıp ise kırkdört şehit, yetmiş yaralı, sekiz top idi.

Donanma boğazdan geçemeyince kara harekâtı gündeme geldi. Müttefikler planlarını düzenlediler, hazırlıklarını yaptılar. Malta'dan, İngiltere'den, Fransa'dan, Mısır'dan gelen askerler Limni adasında toplandılar. Çanakkale’yi denizden geçemeyen İngiliz ve Fransızlar, 25 Nisan 1915 tarihinde karaya asker çıkartarak 20 Ocak 1916 tarihine kadar sürecek olan kara harekatını başlatmışlardır. Ancak bu da ayrı bir öykü ve fotogezi konusu...

Nusret fotoGezi.blogspot.com

Nusret: Son Çanakkale Gazisi

Asıl ismi "Nusret" olan ama Osmanlılar'ın "Nusrat" dediği gemi 1911 yılında Almanya'nın Kiel şehrinde kızağa çekildi ve 1913 yılında Osmanlı Donanması'na katıldı. Gemi 1962'de özel kişilerce satın alınmış, Kaptan Nusret adıyla kuru yük gemisi olarak hizmet vermiştir.1990 yılında Mersin açıklarında alabora olmuştur. 1999 yılında bir grup gönüllü tarafından su yüzüne çıkarılan Nusrat, 2003 yılında "Nusrat orada çürürken biz rahat uyuyamazdık!" diyen Tarsus Belediyesi tarafından, Çanakkale Savaşları ile ilgili heykellerin de yer aldığı bir çevre düzenlemesi ile anıt haline getirilmiştir. Böylece yıllar sonra jilet yapılmak üzere İtalyanlara satılan Yavuz Zırhlısının kaderini paylaşmaktan son anda kurtulmuştur. Dilerim, Türk Milleti, Savarona'ya da sahip çıkar, Ata yadigarımız layık olduğu saygıya ve ilgiye kavuşur, tüm milletimizin ziyaret edebileceği bir müze gemi olur...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtuluş Savaşının Kadın Kahramanları: Şerife Bacı

Yıl 1921, Aralık ayında kar birdenbire bastırmış, Küre ve Ilgaz dağlarından geçen İnebolu-Ankara yolu kapanmıştı. Cepheye giden nakliye kolları geceye kalmadan yakın köy ve hanlara sığınmışlardı...

Oğlumla Datça'da

“Palamutbükü’ne gidelim” dedi oğlum. “İyi de nerede kalınır peki?” dedim. Pansiyon araştırdım ama pek matah bir yer bulamadım. Çoğu Palamutbükü ahalisinin işlettiği, internete bakıldığında haklarında türlü şikayetler olan müesseseler. Velhasıl ucuz, temiz, nezih, samimi ve mütevazı bir yer bulamadım. Oğluma “neden Datça’da kalmıyoruz, istediğinde gidip Palamutbükünde doyana kadar yüzersin” dedim. “Uyar” dedi.

Erzincan'da Uzaydan Görünen Atatürk Portresi

Erzincan merkezinin altı kilometre kuzey batısında, Menderes Caddesi üzerinde Işıkpınar köyünün bir kilometre doğusunda, Keşiş Dağı'nın batı yamacında uzaydan bile görülebilen bir Atatürk portresi ve imzası... İşte Google earth'den kendiniz görün...