Ana içeriğe atla

Yurt: Geleneksel Türk Evi

Niğde kalesinde geleneksel Türkmen Yurt çadırı

Niğde geleneksel Türkmen cicim kilimiYurt, Orta Asya'da Türk ve Moğol göçebelerinin ev olarak kullandığı genellikle buharla bükülmüş ahşap kafes kullanılarak çatılan, keçe kaplamalı, taşınabilir çadır evlerdir.

Yanlar (duvarlar) genellikle kumaş katmanları ve koyun yünü keçe, kilim ve halılarla kaplanır. Yere yün halı ve kilimler serilir. Dışarıda yanlarda yağmur suyu içeri gelmeyecek şekilde toprakta tahliye kanalları açılır. Yağmur, soğuk, sıcak gibi yaz ve kış hava şartlarına karşı izolasyonu sağlanmıştır. Yer seçimi çok önemlidir. Kullanılan doğal malzeme ve yün nedeniyle yangına karşı dayanıklıdır.

Günümüzde "Vatan" anlamında kullandığımız "Yurt" kelimesi "Ev" anlamına gelen ve tüm dünya dillerinde kullanılan Türkçe aslından gelir. Birkaç çadırdan oluşan topluluğa oba denir.

Fotoğraflar:

Niğde kalesinde geleneksel Türkmen Yurt çadırı.

Niğde geleneksel Türkmen cicim kilimi. Düz dokuma kilim üzerinde dokuma sırasında çözgü, atkı iplikleri arasına renkli desen iplikleri atılarak sıkıştırılmak suretiyle kabartma şekilli desenler yapılır. Genç kızlar tarafından sevdiklerine dokunur. Göçebe Türklerin Orta Asya bozkırlarından Anadolu'ya getirdikleri binlerce yıllık örf, adetleri ve geçmişleridir geleneksel Yörük halı ve kilimleri... Binlerce yıldır yün halı ve kilimler, göçebe hayatında yaşamsal öneme sahiptir.

Ve Niğde'den Toros Dağlarına uzanıyoruz. Silifke'nin kuzeyinde, Torosların güney yamacında bir Yörük çadırına konuk oluyoruz. İşte geleneksel Yörük çadırında hayat. Büyükanne gergef işliyor. Anne oturuyor. Çocuk ise fotoğraf makinasından korktuğu için annesinin arkasında saklanıyor...

Toros Dağlarında geleneksel yurt çadırında hayat

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtuluş Savaşının Kadın Kahramanları: Şerife Bacı

Yıl 1921, Aralık ayında kar birdenbire bastırmış, Küre ve Ilgaz dağlarından geçen İnebolu-Ankara yolu kapanmıştı. Cepheye giden nakliye kolları geceye kalmadan yakın köy ve hanlara sığınmışlardı...

Oğlumla Datça'da

“Palamutbükü’ne gidelim” dedi oğlum. “İyi de nerede kalınır peki?” dedim. Pansiyon araştırdım ama pek matah bir yer bulamadım. Çoğu Palamutbükü ahalisinin işlettiği, internete bakıldığında haklarında türlü şikayetler olan müesseseler. Velhasıl ucuz, temiz, nezih, samimi ve mütevazı bir yer bulamadım. Oğluma “neden Datça’da kalmıyoruz, istediğinde gidip Palamutbükünde doyana kadar yüzersin” dedim. “Uyar” dedi.

Erzincan'da Uzaydan Görünen Atatürk Portresi

Erzincan merkezinin altı kilometre kuzey batısında, Menderes Caddesi üzerinde Işıkpınar köyünün bir kilometre doğusunda, Keşiş Dağı'nın batı yamacında uzaydan bile görülebilen bir Atatürk portresi ve imzası... İşte Google earth'den kendiniz görün...